Türkiye İzcilik federasyonu Başkanlığı
TÜRKİYE’DE İZCİLİK TARİHİ Türkiye’de izcilik 1910 yılında kurulmuştur. Ülkemizde izcilik kurulduğu dönemde “Keşşaflık” ismini almıştır. Keşşaf; bol bol keşfeden manasındadır. İlk olarak Osmanlı topraklarında yer alan Beyrut ilinde 1910 yılında, Kurulduğuna dair resmî belgeye sahibiz. Osmanlı Keşşafları (Osmanlı izcileri) Yönetmeliği niteliğindeki kitap 1912 yılında basılmıştır. Kitabın içeriği, var olan bir teşkilatın yönetmeliğidir. Basıldığı yerdeki hakim dilden dolayı da kitap Arapçadır. Kitapta bulunan, ilk izci armamızın üstündeki tarih ve içeriğinden izciliğin Osmanlı Topraklarında 1910 yılında kurulduğu anlaşılmaktadır. Kitap bu gün, Beyrut izcilerinin müzesinde bulunmaktadır.
Tevfik Hibrî isminde, Beyrut‟ta okulları olan bir zâtın 1904 yılından itibaren, izcilik benzeri çalışmalar yaptığı kayıtlarda yer almaktadır. Bu yüzden, Beyrut‟ta izciliğin erken başlamasına şaşırmamak lâzımdır. Türkiye‟de izciliğin resmî olarak başlama tarihi, yayınlanan bu yönetmelikten dolayı 1910 yılıdır. Kitabın kapağında bulunan arma da ülkemizin ilk izci arması olup günümüzde, ülkemizde izciliği desteklemek için kurulan KÜYAV Vakfı tarafından kullanılmaktadır. Bölge ülkelerinde, halâ bu arma, izci arması olarak kullanılmakta ve Arap ülkelerinde izcilik, Keşşaflık olarak devam etmektedir.
1915 Yılında Kâzım Karabekir Paşa tarafından Yetim İzciler Ocağı Kurulmuştur. Özellikle Ermeni Mezaliminde öksüz ve yetim kalmış çocuklar, bu ocakta bakılıp yetiştirilmiştir. Kâzım Karabekir Paşa, İzciler için, yeni bir arma ve emek defteri yaptırmıştır. Bu arma günümüzde, Türkiye’de kurulmuş bulunan, ‘Dünya İzcilik Vakfı’ tarafından kullanılmaktadır.
1912 yılında, Galatasaray, istanbul, Edirne Liselerinde izciliğin başladığını ve hızla yayıldığını görüyoruz. 1913 yılında, Balkan Savaşları sonrasında Keşşaflık Cemiyeti Harbiye Nezaretine (Millî Savunma Bakanlığına) bağlanmıştır. 1914 yılında, istanbul‟da izciliği yayan üç kardeşten Abdurrahman Robenson, Sarıkamış Harekâtında, Yakup Robenson, Süveyş Kanal Harekâtında şehit olmuşlar, Ahmet Robenson ise Sarıkamış‟tan Gazi olarak dönmüştür.
Yazar: temelegitim
Oluşturma: 23-01-2026 12:15
Güncelleme: 23-01-2026 12:15
Okunma: 0